Kalp Kapak Hastalıkları

Ana Sayfa / / Kalp Kapak Hastalıkları
Icon

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalbimiz sürekli çalışan bir pompa görevi görmektedir. Her saat yaklaşık 379 litre kanı vücudumuza pompalar. Bu işlem sırasında kalp kapakları kanın kalpte tek yönde ilerlemesinde anahtar rol oynamaktadır. Kalbin her atımında bu kapaklar açılıp kapanarak kanın bir kalp boşluğundan diğerine geçmesini sağlarlar. Kapakların gerisindeki ve önündeki basınç değişiklikleri bu kapakların tam zamanında açılıp kapanmasına neden olan güçtür. Böylelikle kan kalp pompası ile kalpten çıkan ana atardamar olan aortaya, oradan da vücudumuza pompalanır.

Kalbimizde 4 kalp kapağı bulunmaktadır (lütfen Kalbiniz bölümüne bakınız):

  • Triküspit kapak sağ atriyum ile sağ ventrikül arasındaki kan akışını düzenler.
  • Pulmoner kapaksağ ventrikülden kanı akciğerlere taşıyan pulmoner artere olan kan akışını düzenler.
  • Mitral kapak akciğerlerden oksijenlenerek pulmoner venler vasıtasıyla sol atriyuma gelen kanın sol ventriküle geçişini düzenler.
  • Aort kapak sol ventriküle gelen kanın ana atardamarımız olan aortaya geçişini kontrol eder.

Kapaklarda meydana gelen iki türlü problem kalbimizdeki bu düzenli kan akışını bozar: Daralma ve yetmezlik. Yetmezlik(regürjütasyon) geriye kaçış olarak da ifade edilebilir. Eğer kalp kapağı tam olarak kapanamıyorsa, kalp boşluğundaki kanın tamamı ileri doğru pompalanamayacak, kanın bir kısmı gerideki boşluğa kaçacakdır. Eğer vücuda pompalanması gereken kanın önemli bir kısmı hasta kapaktan geriye doğru kaçıyorsa, bu kaçağı telafi etmek için kalp daha fazla çalışacak ve kalp boşlukları genişleyecektir (dilatasyon). Diğer sık karşılaşılan problem ise kapakların daralmasıdır(stenoz). Kapak yapısını oluşturan yaprakçıkların kalınlaşması ve birbirine yapışarak elastikiyetini kaybetmesi sonucu kapakta daralma meydana gelir. Daralmış olan kapaktan sadece küçük miktarlarda kan geçebileceğinden vücudumuza pompalanan kan miktarında yine azalma meydana gelir. Kalp bunu telafi etmek için de daha fazla çalışmak zorundadır ve zamanla kalp adele kitlesinde hacim artışı (hipertrofi) meydana gelir. Bu durumlar kapaklarda tek başına olabileceği gibi her iki durum birlikte de olabilir.

Birçok hastalık kalp kapaklarında darlık yada yetmezliğe neden olabilir. Bunlar arasında en sık olarak gördüklerimiz doğuştan gelen birtakım rahatsızlıklar, bazı enfeksiyonlar (kalp kapak endokarditi), çocukluk döneminde geçirilmiş romatizmal ateş hastalığı ve yaşlanma ile birlikte kapaklarda oluşan kireçlenme bulunmaktadır. Diğer kalp damar hastalıkları da, ki bunlar arasında hipertansiyon ve koroner arter hastalığı bulunmaktadır, kalp kapak rahatsızlığına neden olabilir. Sağ ve sol ventrikülün genişlemesine neden olabilen her türlü hastalık da buradaki kalp kapakçıklarında deformasyona neden olabilir.

Kalp kapak hastalıklarında hastanın şikayeti kalp kapaklarındaki problemin ciddiyeti ile doğru orantılıdır. Bazı hastalarda neredeyse hiçbir şikayet yok iken bazı hastalar en küçük eforlarında dahi birtakım şikayetlerden bahsederler.

En sık görülen bulgular:

  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Bayılma
  • Çarpıntı hissidir

Doktorunuz genellikle şikayetleriniz doğrultusunda kalbinizi steteskop ile dinleyerek tanıyı koyar. Her kalp kapağının lokalizasyonu ve hastalığın türüne göre (darlık ya da yetmezlik veya her ikisi birden) farklı bir sesi vardır. Bu sesin şiddetine, lokalizasyonuna, dağılımına ve tınısına göre tanı konulabilir. Kesin tanı için kalbinizin bir kardiyolog tarafından ekokardiyografi (kalp ultrasonu) ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu tanı yöntemi ile bütün kalp kapakçıkları, kalp boşlukları, kalp boşluklarının hacmi ve kalp kas dokusunun kalınlığı, kapaklardaki yaprakçıkların durumu değerlendirilir. Kalbin tam olarak çalışma performansı, kaçak var ise geriye kaçışın miktarı, darlık var ise darlığın ciddiyeti net olarak ortaya konulur.

Herhangi bir şikayeti olmayan ya da çok az şikayeti olan hastaların genellikle tedaviye ihtiyaçları yoktur. Düzenli aralıklarla ekokardiyografi kontrolü yaptırmaları yeterlidir. Hafif derecede şikayeti olan hastalar ise ilaç tedavisi ile tedavi edilirler. Fakat kalp kapaklarındaki deformasyonu tedavi edebilen hiçbir ilaç yoktur. Hastaya tedavi için verilen ilaçlar, sadece hastanın şikayetlerini azaltmak amacı ile verilen ilaçlarıdır. Genellikle hastalık süreci, ilaçlara rağmen devam etme ve ilerleme eğilimindedir. Eğer ilaçlar da artık işe yaramıyor ise kateter ile girişim yada cerrahi tedavi gündeme gelir.

Balon Valvüloplasti daralmış olan triküspit, pulmoner, mitral çok nadiren de aort kapağın genişletilmesi için anjiografi laboratuvarında yapılan bir işlemdir. Kasık toplardamarından ilerletilen bir balon daralmış kapak içinde şişirilerek darlık açılmaya çalışılır. Tecrübeli merkezlerde tecrübeli kardiyologlar tarafından yapılması gereken bir işlemdir.

Hastanın kapağındaki deformasyon balon valvüloplasti ile tedavi edilemiyorsa ya da daha önce balon valvüloplasti uygulanmış ve yeniden daralma meydana gelmişse ameliyat tek çaredir. Hasta kapak tamir edilir ya da değiştirilir.

Kapak değiştirme(replasman) ameliyatı bir açık kalp ameliyatıdır. Ameliyat sırasında kalbiniz durdurulur ilgili kalp boşluğu açılarak hasta kapak tekrar gözle ve elle test edilir. Eğer tamir mümkün değil ise kapak rezeke edilerek (yerinden kesilip çıkarılarak) yerine prostetik kapak dikilir. Prostetik kapak metalik yada biyolojik yapıda olabilir. Kapak türü seçimi hastanın yaşı, ek hastalıkları ve ameliyattan beklentileri göz önüne alınarak ve hasta ile görüşülerek yapılır.

Ameliyattan sonra hastalar genelde 1 gün kalp damar cerrahisi yoğun bakımında kalırlar. Ameliyat sonrası dönemi sorunsuz seyreden hasta, genellikle ameliyattan sonraki 5-7. günde istirahatine devam etmek üzere evine gönderilir. Kapak ameliyatı olan hastaların hepsine ameliyattan sonra, prostetik kalp kapağında ve dikişler üzerinde kan pıhtısı oluşmaması için kan sulandırıcı ilaç(coumadin) verilir. Mekanik kapak kullanılan hastalar bu kan sulandırıcı ilacı ömür boyu, biyolojik kapak kullanılan hastalar ise doktorunun tavsiyesi üzerine 3-6 ay süresince kullanırlar. Bu hasta kan sulandırıcı ilacın kullanımını bırakmadan önce mutlaka doktoruna danışmalıdır.





Online Randevu Formu

Bizimle İletişime Geçin

Instagram

İletişim Bİlgilerimiz