Randevu Almak için Formu Doldurunuz

Minimal İnvaziv Koroner Bypass Cerrahisinin başlıca avantajları;

1- Göğüs kemiği (iman tahtası) kesilmediği için ameliyat sonrasında her türlü hareketi yapabilir, yan yatabilir, isterseniz kendi arabanızı kullanarak evinize gidebilirsiniz.

2- Hastaneden daha kısa sürede (ortalama 4-5 günde) taburcu olursunuz.

3- Ameliyatınız çalışan kalpte yapılacağı için ameliyat sonrasında genellikle kan kullanılmaz. Bu durum iyileşme sürecinize olumlu olarak katkıda bulunur.

4- Ortalama 3 hafta içinde işinize geri dönebilirsiniz.

5- Göğüs kemiğiniz (iman tahtanız) kesilmediği için hastaların korkulu rüyası olan göğüs kemiği enfeksiyon riski (mediyastinit) bu ameliyat sonrasında yoktur.

Daha ayrıntılı bilgi için lütfen www.alicivelek.com sayfasını ziyaret ediniz.

Minimal İnvaziv Aort Kapak Cerrahisi

Sternotomi olarak adlandırdığımız göğüs kemiğinin kesilmesi ile yapılan kalp ameliyatları kalp cerrahisi ameliyatlarında en sık kullanılan yöntemdir. Bu yöntem, kalbe ulaşmada oldukça geniş bir görüş açısı sağlaması, her türlü kalp ameliyatının rahatlıkla yapılabilmesine imkan tanıması nedeni ile kalp cerrahları tarafından çoğunlukla tercih edilir. Fakat hastaların iyileşme ve işe geri dönüş sürelerinin nispeten uzun olması, bütün cerrahi branşlarda küçük kesi veya kesisiz ameliyatların giderek yaygınlaşması, hastaların kozmetik beklentilerinin giderek artması kalp cerrahlarını da en az geleneksel yöntem kadar başarılı fakat daha küçük veya alternatif kesilerle kalp ameliyatlarını gerçekleştirme arayışına itmiştir. Minimal İnvaziv Aort Kapak Cerrahisi de bu arayıştan doğmuştur.

Minimal İnvaziv Koroner Bypass Cerrahisi

Koroner kalp hastalığı günümüzde tıp alanındaki bunca ilerlemeye rağmen hala en önemli sağlık sorunlarınan birisidir. Daralmış yada tıkanmış koroner arterler kalbimizin kas dokusunu yeteri kadar besleyemedikleri için göğüs ağrısı veya eforla nefes darlığı ve sonunda da kalp krizine neden olur. Geçirilmiş kalp krizi ise kalbimizde maalesef geri dönüşümsüz hasarlar bırakır. Bu nedenle koroner arter hastalığının tedavisi hayati derecede önem taşımaktadır. Tedavi için elimizde tıbbi tedaviye ek olarak iki yöntem mevcuttur. Birinci yol koroner damarın daralmış bölgesine yerleştirilen stentler, diğer yol ise  bu daralmış bölgeyi bypass ederek kalbin o bölgesine  kan taşıyan koroner bypass cerrahisidir. Bu her iki yöntemin de bazı avantaj ve dezavantajlarının bulunduğu bilinmelidir. Koroner bypass cerrahisi stent yerleştirilmesine oranla genellikle hastalara daha kalıcı ve uzun süreli bir tedavi imkanı sunmasına karşı, ameliyatın büyüklüğü ve iyileşme sürecindeki korkular hastaların bypass cerrahisine temkinli bakmasına neden olmaktadır. Ameliyat sonrası iyileşme sürecinin diğer ameliyatlarla karşılaştırıldığında nispeten uzun olması, hastaların normal fiziksel aktivitelerine ve işlerine geri dönüşünün iki, üç ay gibi bir süreyi içermesi bizi koroner bypass ameliyatlarında geleneksel yöntem kadar başarılı fakat hastaların çok daha kısa sürede iyileşmesini sağlayacak yöntemler konusunda arayışa itmektedir. Minimal invaziv koroner bypass cerrahisi de bu arayıştan doğmuştur.

Minimal İnvaziv Mitral Kapak Cerrahisi

Sternotomi olarak adlandırdığımız göğüs kemiğinin kesilmesi ile yapılan kalp ameliyatları kalp cerrahisi ameliyatlarında en sık kullanılan yöntemdir. Bu yöntemin kalbe ulaşmada oldukça geniş bir görüş açısı sağlaması, her türlü kalp ameliyatının rahatlıkla yapılabilmesine imkan tanıması nedeni ile kalp cerrahları tarafından çoğunlukla tercih edilir. Fakat hastaların iyileşme ve işe geri dönüş sürelerinin nispeten uzun olması, bütün cerrahi branşlarda küçük kesi veya kesisiz ameliyatların giderek yaygınlaşması, hastaların kozmetik beklentilerinin giderek artması kalp cerrahlarını da en az geleneksel yöntem kadar başarılı fakat daha küçük veya alternatif kesilerle kalp ameliyatlarını gerçekleştirme arayışına itmiştir. Minimal İnvaziv Mitral Kapak Cerrahisi de bu arayıştan doğmuştur.

Print Friendly, PDF & Email