Kalp Yetmezliği ifadesi korkutucu gözükmekle birlikte, kalbinizin çalışıyorken aniden duracağı anlamına gelmez. Bunun anlamı, kalbinizin vücudunuza ihtiyaç duyduğu kadar kanı pompalayamaması demektir.

Konjestif Kalp Yetmezliği (KKY) kalbin yeteri miktarda kanı pompalayamaması sonucu akciğerlerde ve vücudun diğer yerlerinde sıvı toplanmasını ifade etmektedir. Güçsüzleşen kalp yeteri miktarda kanı pompalayamaz ve kan vücutta ve akciğerlerde göllenmeye başlar. Buralarda göllenen kanın sıvı kısmının doku arasına sızması sonucu “ödem” dediğimiz, özellikle de ayak ve bacaklarımızda şişme ile kendini gösteren tablo oluşur. Bu sıvı toplanması akciğerlerde de oluşur ise hastada nefes darlığı baş gösterir. Bu tablo, hafif nefes darlığından, istirahatte dahi çok zor nefes alabilme arasındaki geniş bir yelpazede kendini gösterir.

KKY başlıca şu durumlar sonucu gelişebilir.

  • Kalp krizi sonrası
  • Koroner arter hastalığı
  • Yüksek tansiyon
  • Kalp kapak hastalığı
  • Kardiyomiyopati (kalp kas dokusu hastalığı)
  • Doğumsal kalp hastalıkları
  • Alkol kullanımı

KKY zamanla gelişir. Herhangi bir şikayetiniz olmadan yıllarca yaşayabilirsiniz. Fakat semptomlar ortaya çıkmaya başladığı zaman ilerleyicidir. Kalp yeni duruma adapte olabilmek için birtakım değişikliklere uğrar. Genişleyerek ve daha fazla çarparak bu tabloyu telafi etmeye çalışır. Kalp yetmezliği ilerledikçe kalp kası daha da zayıflar ve çeşitli semptomlar ortaya çıkar. Bunlar arasında en sık görülenleri, ayaklarda, bacaklarda ve ayak bileğinde şişlik, akciğerlerde ödem sonucu gelişen nefes darlığı ve çarpıntıdır. Bu duruma halsizlik, yorgunluk ve efor kapasitesinde azalma eşlik eder. Hastalar vücut su topladığı için kilo alırlar. Nefes darlığı ile birlikte öksürük ve pembe köpüklü veya kanlı balgam görülebilir.

Birçok doktor hastanın hikayesi, fizik muayene bulguları ve basit birkaç tetkik (EKG, akciğer grafisi)ile tanı koyabilir. Nedenini araştırmaya yönelik diğer tetkikler (ekokardiyografi, nükleer ventrikülografi, kardiyak kateterizasyon gibi) tamamlayıcı tetkiklerdir.

Kalbin iş yükünü azaltmak amacı ile yaşam tarzında bazı değişiklikleri yapmak gereklidir.

Bunlar:

  • Sigara içmeyi derhal bırakmak
  • Kan basıncını, kolesterol düzeyini ve kan şekerini sıkı bir şekilde kontrol altına almak
  • Alkol kullanılıyorsa bırakmak
  • Tuzsuz yemek yemeye alışmak
  • Sıvı toplanmasını tespit edebilmek için her gün tartılmak
  • Egzersiz yapmak

şeklinde sıralanabilir.

Kalp fonksiyonlarını nispeten düzeltmek ve fiziksel aktiviteyi arttırabilmek amacı ile bazı ilaçlar kullanılmalıdır. Bunlar arasında en sık kullanılanı idrar söktürücü olan diüretiklerdir. Digoksin diğer sık kullanılan bir ilaçtır. Kalbin pompalama gücünü artırabilir. Diğer sık kullanılan ilaçlar ise ACE (anjiotensin dönüştürücü enzim) inhibitörleri, anjiotensin II reseptör blokörleri ve kalsiyum kanal blokörleri dir. Bu ilaçlar damarları genişleterek, kanın damarlar içinde daha kolay ilerlemesini sağlarlar. Böylece kalbin iş yükü azalmış olur. Diğer bir ilaç grubu olan Beta-blokörlerin de egzersiz kapasitesinin artmasına yardımcı olduğu, kalp yetmezliği bulgularını gerilettiği ve hastaların yaşam sürelerini uzattığı gösterilmiştir.

Girişimsel birtakım tedavi yöntemleri (koroner arterlere balon ya da stent takılması) kalp yetmezliğini tetikleyen hastalığın tedavisinde yardımcı olabilir. Bazı hastalarda ise cerrahi tedavi bir seçenek olarak düşünülmelidir. Kapaklardaki yetmezliklerin giderilmesi, koroner bypass ameliyatı ya da kalbi destekleyici birtakım cihazların takılması kalp yetmezliğine neden olan probleme göre düşünülebilecek alternatiflerdir. Son zamanlarda farklı alanlarda giderek artan bir kullanım alanı bulan kök hücre tedavisi de bir başka seçenektir. Sağ ve sol kalbin kasılmasındaki uyum kalp ileti sistemindeki sorunlardan dolayı bozulmuş ise kalp pili vasıtasıyla Kardiyak Resenkronizasyon Tedavisi (CRT) düşünülebilir.

Kalp yetmezliği gelişmesini önlemenin en iyi yolu, yaşam tarzımızda yapabileceğimiz ufak değişiklikler ile kalp hastalığını başlangıçta önlemektir. Burada önemli olan kişilerin ne türlü risk faktörlerini taşıdığını bilmesi ve bu durumu ciddiye almasıdır. Hayat tarzımızda kolaylıkla yapabileceğimiz birtakım değişiklikler, düzenli ilaç kullanımı ve düzenli doktor kontrolleri ile KKY başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Aksi takdirde uzun süreli tek başarılı cerrahi tedavi yöntemi kalp naklidir.

Print Friendly, PDF & Email

   0(533) 241 08 34 | 0(530) 524 82 24